Üye Ol
Üye Girişi
Webmail | Hizmetlerimiz | Yardım Konuları | Faydalı Linkler | Şifremi Unuttum? | Yeni Üyelik
Marbleport'a Hoşgeldiniz
Anasayfam YapAna Sayfam Yap Favorilerime ekleSık Kullanılanlara Ekle
  Site içi Arama:
Doğal Kaynaklar

MOLİBDEN

MOLİBDEN

Molibden:Molibden gümüş beyazı renginde, atom numarası 42, atom ağırlığı 95.95 ve yoğunluğu 10.2 olan bir metalik elementtir. Molibden, kuvvetli karbür oluşturma özelliği nedeniyle çelikle meydana getirdiği alaşımlarda önemli bir rol oynar.Yüksek bir ergime noktasına (2 610 °C) sahip olan molibden, aynı zamanda yüksek ısı iletkenliğine ve saf metaller arasında en düşük ısı genleşmesine sahiptir.10 kadar molibden ihtiva eden mineral bilinmesine rağmen, ekonomik değere sahip tek mineral molibdenittir (MoS2). Diğer bazı mineraller vulfenit (PbMoO4), povellit (CaMoO4) ve ferrimolibdit (Fe2O3.3MoO3.8H2O) tir.
Molibden genellikle beş tip yataklanma gösterir.
1. Porfiri ve Dissemine Yataklar: Ağ ve breş damarları içerirler. Geniş hacimde altere olmuş ve kırılmış kayaçların içinde metalik sülfitler dağılmış durumdadır. Dünya molibden üretiminin %95’ten fazlası porfirir molibden ve porfiri bakır-molibden yataklarından sağlanır.
2. Kontakt Metamorfik Yataklar: Molibdenit genellikle şelit, bizmutinit veya granitik intruzif kayaçların yakınlarındaki silisleşmiş kireçtaşı zonlarındaki bakır sülfitlerle beraber bulunur.
3. Kuvars damarları: Kuvars damarlarının içerdiği molibdenit Dünya’da yaygındır.
4. Pegmatit ve Aplit Daykları:
5. Sedimanter Kayaçlardaki Tabakalı Yataklar: Molibden rezervleri, molibden minerallerinin küçük yuvalanmalar ve ağlanmalar gösterdiği yataklarda %0.5-0.6 Mo tenörle, stok biçimli yataklarda %0.1-0.2 Mo tenörle (4-5 milyon ton cevher rezervi veya en az 10 bin ton metal molibden rezervi, cevherin kalitesine ve yatağın işletme şartlarına bağlı olarak) ekonomik olabilmektedir. Cevher rezervlerinin en az 15 yıl bu tesisleri besleyebilecek miktarda olması gereklidir Satılabilir molibdenit konsantrelerinin en az % 70 MoS2 (% 40 Mo) ihtiva etmesi gerekmektedir. Bu konsantrelerin içindeki su ve yağlar, inert ortamlı bir fırında buharlaştırılarak yağ ve gres üretimine uygun yaklaşık % 99 saflıkta MoS2 ürünü elde edilir.
Molibden konsantreleri endüstride genellikle molibdik oksit şekline dönüştürüldükten sonra kullanılırlar ve bu ürün ferromolibden, kimya ve metalik molibden tozlarının kullanıldığı tüm endüstriyel işlemlerin ana maddesidir. Molibdik oksit ürünleri yaklaşık % 90 MoO3 ve maksimum % 0.1 kükürt ihtiva ederler. Ferromolibden, molibdik oksitle demir oksitin silikon ve/veya alüminyum indirgen olarak kullanıldığı klasik metalotermit prosesi ile elde edilir.
Ferromolibden % 58-64 Mo ihtiva etmektedir.Amonyum molibdat, saf molibdik oksitin amonyum hidroksitle reaksiyonu sonucu saf molibdatın kristalleşmesi ile elde edilir. Metalik molibden tozu, saf molibdik oksit veyaamonyum molibdatın hidrojen ortamında indirgenmesi ile elde edilmiştir. En saf molibden tozu (% 99.95 Mo) amonyum molibdattan üretilir. Son zamanlarda geliştirilen elektro oksidasyon yöntemi ile düşük tenörlü konsantrelerden molibden ve renyum kazanılması sağlanmıştır.
DÜNYADA DURUM
Molibden cevherleşmeleri düşük tenörlü olduklarından mutlaka birkaç prosesten geçmeleri gerekmektedir. Ham cevher üretimi hem yeraltı ve hem de yerüstü işletme yöntemleri ile yapılmaktadır. En uygun madencilik yöntemi, cevherleşmenin büyüklüğü, şekli, tenör ve derinliğine göre belirlenir. Dünya uygulamasında bugün için madenciliğin % 55’i yeraltı, %45’i açık işletme olarak gerçekleştirilmektedir. Yeraltı madenciliğinde de, büyük kapasiteli maden üretimi için blok göçertme yöntemi tercih edilmektedir.
Zenginleştirmede cevher ilk olarak gerekli kırma, eleme ve öğütme işlemlerinden geçirildikten sonra gerek molibdenit ve gerekse molibdenit ihtiva eden bakır sülfit cevherleri flotasyonla zenginleştirilir. Pazarlanabilir molibdenit konsantrelerinin en az % 85 Mo2S tenöründe olması gerektiğinden, flotasyon işlemleri çeşitli aşamalar şeklinde gerçekleştirilir. Modern flotasyon tesislerinde molibdenit kazanma verimi, cevherdeki molibdenitin % 75’i ile % 90’ı arasında değişmektedir.Bakır sülfit cevherlerinin zenginleştirilmesinde molibdenitin yan ürün olarak kazanılması biraz zor ve kompleks bir prosesi gerektirir. Zira molibdenit, bu cevherlerin ancak % 0.1’ini oluşturabilmektedir. Bakır-molibden cevherlerinin flotasyonunda uygulanan standart metod; ilk olarak bakır ve nolibdenitin birlikte yüzdürülerek düşük tenörlü, ancak yüksek verimli bir bulk konsantresi alınması ve temizleme flotasyonları ile bakır-molibdenit ayırımı yapılmadan mümkün olduğu kadar fazla miktardaki gang minerallerinin atılmasıdır. Bu proseste molibden kazanma verimi % 20-80 arasında değişir.Başlıca molibden ürünleri, molibdenit konsantresi, molibdik oksit(MoO3), ferromolibden, amonyum molibdat ve metalik molibden tozudur.
Rezervler
Dünya molibden baz rezervleri metal içeriği olarak Kuzey Amerika, Şili, Çin ve Eski Sovyetler Birliği’nde bulunmakta olup 11.8 milyon tondur. Toplam rezervin yaklaşık 17 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir. Dünya molibden rezervleri verilmiştir. Buna göre rezervin ABD % 49’una, Şili % 20’sine, Çin % 9.1’ine ve kanada % 8.2’sine sahiptir. Diğer bir ifadeyle mevcut rezervin % 57.2’si gelişmiş ülkelerde bulunmaktadır. Molibden de statik rezerv durumunun ise 43 yıl olduğu tahmin edilmektedir
Maden Üretimi ve Üretim Kapasiteleri
Molibden maden üretimi Tablo 5.2’de verilmiştir. Molibden maden üretimi 1995 yılında 136 700 ton, 1996 yılında ise 128 700 ton olmuştur. 1996 yılı dünya molibden üretiminin % 42.7’sini ABD, % 23’ünü Çin ve % 13.5’ini Şili’nin gerçekleştirdiği görülmektedir. Dünya molibden maden üretim kapasitesi ise 171 300 tondur. Halen Türkiye’de molibden madenciliği yapılmamaktadır. Halen birçok molibden madeni kapanmış durumdadır. Üretimin büyük bir bölümünü, bakır madenciliği sırasında yan ürün olarak elde edilen molibdenit konsantreleri oluşturmaktadır.
Batı dünyasında 1996 yılında molibden cevherlerinden üretilen miktar 28 575 ton, bakırla beraber veya yan ürün olarak üretilen miktar ise 53 980 tondur. Yıllık molibden üretim değeri 1997 fiyatlarıyla 1.22 milyar US $ olarak verilmektedir. Molibdenin ikincil kaynaklardan üretimi ise, petrol rafinasyonu sırasında ortaya çıkan katalizörlerden yapılmaktadır. 1995’de 3 175 ton ve 1996’da 2 270 ton molibden ikincil kaynaklardan üretilmiştir. Diğer taraftan, molibdenin çeşitli kullanılmış çeliklerinden ikincil üretimi düşük miktarlarda yapılmaktadır.
Molibden Kullanım Alanları
Molibden özel çeliklerde, pik demirlerde, nikel, kobalt ve titanyum bazlı alaşımlarda kullanılan çok yönlü ve fiyatı etkileyen bir alaşım maddesidir. Molibden bileşiklerinin yaklaşık 2/3’ü molibdik oksit, % 20’si ferromolibden, kalan kısmı da amonyum molibdat, kalsiyum molibdat ve sodyum molibdat şeklinde kullanılmaktadır. Molibden alaşım elementi olarak metali pekiştirmede, sağlamlık ve sertlik özelliği vermede, aşınmaya dayanıklı çeliklerde, döküm demirlerinde ve demirsi metallerde kullanılır. Molibden ihtiva eden alaşımlar, paslanmaz çelik, tüp ve boru şeklindeki aletlerin yapımında, süper ısıtıcılarda, çelik resistanslarında, petrol ürünlerinin elde edilmesinde ve kimyasal işlemlerde yaygın olarak kullanılırlar. Kimyasal olarak çeşitli ve geniş kullanım alanları olan molibden kumaş boyacılığında, alkol ve formaldehit elde edilmesinde kullanılır. Ayrıca, mıknatıs alaşımları, döküm karpitleri su ve gaz geçirmeyi önleyici materyallerin imalinde kullanılmakta olup, son yıllarda da sürtünmeyi azaltıcı özelliğinden dolayı yağ ve greslere eklenmektedir
Çelik, inşaat çelikleri, çeşitli metal ve alaşımları ve paslanmaz çelik molibdenin önde gelen kullanım alanlarını oluşturmaktadır
Molibdenin İkameleri
Molibdenin alaşım elementi olarak yaygın kullanımında çok az etkili olabilen ikame söz konusudur. Çelik alaşımlarındaki potansiyel ikameler bor, krom, manganez, kolumbiyum,vanadyum ve nikeldir. Molibden, tungsten takım çeliklerinde kullanılabildiği gibi tantal ile birlikte bazı refrakter metal yapımında kullanılabilir. Grafit, bazı elektrik fırınlarındaki refrakter eleman olan molibdenin yerine kullanılabilir. Krom turuncu, kadmiyum kırmızısı ve organik turunç pigmentleri, molibden turuncunun ikamesi olarak kullanılabilir. Yukarıdaki alternatiflerin pek çoğunun verimlilikleri tartışmalıdır. Alaşım çeliklerinin ısıl işleme tabi tutulması, molibdene kısmi olarak ikame olabilir.
TÜRKİYE’ DE DURUM
Türkiye’deki bilinen molibden içeren yatakların çoğunluğu porfiri bakır-molibden yataklarıdır. Hepsinde bakır birinci, molibden ikinci metal konumundadır. Kırklareli-İkiztepeler, Kırklareli-Şükrüpaşa, Kırklareli-Dereköy, Keban-Nazlıziyaret,Trabzon-Maçka-Güzelyayla ve Erzurum-İspir-Ulutaş bu tipe örnek yataklardır. Keban- Karamağara’da hidrotermal damar tipi molibden-fluorit yatağı vardır. Ayrıca Kırklareli Şükrüpaşa’da olduğu gibi kontak metamorfik oluşumlar da görülmektedir
Türkiye’de işletilen molibden yatağı bulunmadığından molibden cevheri üretimi yoktur.
Ancak komşumuz Bulgaristan’da Medett bakır madeninde molibden konsantresi üretimi bakır konsantresiyle beraber yapılmaktadır. Bu nedenle benzerlik gösteren Kırklareli-Dereköy ve İkizler cevherleşmeleri dikkat çekmektedir
Molibden tüketimi ile ilgili kesin veriler elimizde bulunmamaktadır. Ancak molibden ithalat ürünlerinden ferromolibdenin % 80 oranında önemli bir yere sahip olması nedeniyle, tüketimde birinci sırayı koruduğu düşünülebilir. Ayrıca dünyada tüm alaşım, paslanmaz çelik ve diğer çeliklerde olduğu gibi Türkiye’de de tüketimin yaygın olarak özel çelik imalinde kullanıldığı düşünülmektedir. Demir-Çelik Dökümcüler Derneği bilgilerine göre 1989-1992 yılları arasında 400 ton/yıl ferromolibden kullanılmıştır. 1995-1999 yılları için molibden talebi ise 500-1 000 ton olarak öngörülmüştür.
Yeterli gelmediyse , Sizin için araştıralım bilim@marbleport.com

I.METALİK MADENLER

Ankara Yılbaşı
istanbul yılbaşı
kıbrıs yılbaşı
Ankara Haber
Ankara Tente
Ankara Sürücü Kursu
Ankara Web Tasarım